Emir Sultan
Emir Sultan hazretleri, 17-18 yaşlarına geldiğinde babası vefât etti. Babasının vefâtından sonra bir müddet Buhâra’da kaldı. Sonra Mekke’ye gitti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra Medine’ye geçti. Emir Sultan hazretleri, Medine-i Münevvere’ye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetinde iken, aldığı manevî bir işaret ile Anadolu’ya gelerek Bursa’ya yerleşti. Burada Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid’in kızı ile evlendi. Bir dergah kurarak talipleri yetiştirdi... Mübârek duâsını alırlardı...
Ledünnî ilme sâhip olan Emîr Sultan hazretlerinin çok kerâmeti görülmüştür. Bu sebeple “Kerâmetler Sultânı” diye anılmıştır. Zamânındaki Osmanlı Sultanları kendisine hürmet eder, sefere çıkacaklarında huzûruna gelip, mübârek duâsını alırlardı. Onun eliyle kılıç kuşanırlardı. Emir Sultan hayâtı boyunca din ve vatan için yapılan gazâları teşvik etti. Talebelerine bu işlerin kudsiyetini devamlı anlatırdı. Vefâtından sonra bile mânevî yardımlarının serhat boylarındaki gâziler tarafından görüldüğü devamlı anlatıla gelmiştir.
Emir Sultan 1430 (H.833) senesinde Bursa’da veba hastalığından vefât etti. Vefât ettiğinde 63 yaşındaydı. Bu mübarek zat, vefat edeceği zaman yanındaki muhipleri irşâd için makamlarına birini tavsiye veya tayin etmesini söylediler. Bunun üzerine Emir Sultan hazretleri buyurdular ki:
“Öldüğüm zaman sırra vakıf olan filan kimseyi bulursunuz...”


“Cenazemi Hacı Bayrâm yıkasın!”
Bunun üzerine mübareğin tarif ettiği şahsı bulup, arzularını söylerler, kabul etmesi için ricada bulunurlar. Önce bunu reddeden Hasan Baba ismindeki bu zat, Emir Sultan’ın vasiyetini söylediklerinde kabul eder...
Emir Sultan hazretleri vefât ederken;
-Cenazemizi Hacı Bayrâm yıkayıp, namazımızı kıldırsın, buyurdu.
Vefât ettiği gece Hacı Bayrâm-ı Velî, mânevî bir işâret ile Bursa’ya geldi. Gasil ve tekfin işlerini yaptı ve cenâze namazını kıldırdı...