Günümüzde Müslüman ülkelerde de yaygın olarak kullanılan faiz, Kur’an’da net bir şekilde yasaklanmıştır. Kur’an’da faizle ilgili olan ve Ebu Hanife Hazretleri’nin ‘en dehşetengiz ayet’ diye tanımladığı Bakara Suresi’nin 275. ve 279. ayetleri, faizin Allah katında ne denli büyük bir günah olduğunu gözler önüne seriyor.
RİBA NEDİR?
Sözlükte rib⠓ziyadelenmek, fazlalanmak” mânâsına mastar olup, faiz denilen “artık değer”in ismi olmuştur. Istılahta ise; “Karşılıklı faydaya yönelik herhangi bir sözleşmede karşılıksız kalan fazlalık” demektir. Bu yönüyle ribâ; bir muamelede hem karşılık maksadıyla hem de karşılıksız olmak sûretinde kendini gösteren bir yalan ve tenakuzdur.
FAİZ YİYENLER ŞEYTAN ÇARPMIŞ KİMSELER GİBİ DİRİLECEK
Bakara Sûresi’nin 275 ilâ 279’uncu âyetlerinde; “Faiz yiyenlerin (kıyamet günü kabirlerinden) ancak şeytan çarpmış kimselerin kalktığı gibi kalkacakları” belirtilmiş ve “Allah, fâizli malın bereketini giderir” buyrulmuştur.
Faiz hakkında yapılan ikazlara uymayanlara “Allah ve Rasûlü tarafından “(fâizcilere karşı) açılan savaştan haberiniz olsun” buyrulmuştur. Âl-i İmrân sûresinde ise “Îman edenler kat kat arttırılmış olarak fâiz yemekten sakındırılmıştır.” Bundan çekinmeyenler “kâfirler için hazırlanmış bulunan ateşle” tehdit edilmiştir.
“EBU HANİFE: BU AYET, KUR’AN’DAKİ EN DEHŞETENGİZ AYET”
Ebu Hanife (r.a.) yukarıda meali arz edilen ayetlerden sonuncusu hakkında şöyle demiştir: “Bu âyet-i kerime, Kur’an’daki en dehşetengiz ayettir. Çünkü Allah Teala haram kıldığı şeylerden korunmayanları, kâfirler için hazırlanmış ateşe atmakla tehdit etmektedir.”
Peygamberimiz (s.a.v.): “Allah Teâlâ, ribâ alanı, vereni, şâhitliğini yapanı, muamelesini yazanı ve ribâyı helâl göreni lânetlemiştir.” (Müslim, Musakat, 106.) buyurmuştur.
Veda hutbesinde; faizin bütün çeşitlerinin ayaklarımın altında olduğunu ilân etmiştir.
Müslümanlara fâizli muâmelelerden uzak durmayı hatırlatmak, her şeyden elzem oldu.
kaynak altınoluk dergisi