EFENDİMİZ (S.A.V.)’DEN GÜNÜMÜZE TAVSİYELER
Bir gün Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, Ashâb’ının bu*lunduğu yere giderek şöyle buyurdular: “Ma’nevî körlükten kurtulup basiret sahibi olmak isteyen var mıdır? İyi bili*niz ki; dünyâya heves edip uzun emeller peşinde koşanların emelleri nisbetinde Allâhü Te’âlâ kalblerini kör eder ve basiretlerini bağlar. Uzun emeller peşinde koşmayıp dünyadan yüz çevirenlere ise, Allâhü Te’âlâ öğrenmeden ilim verir ve onları doğru yola hidâyet eder.Agâh olunuz (Uyanık olunuz)! Sizden sonra öyle in*sanlar gelecek ki onlar dünyalığı ancak cebr-ü şiddet kullanarak, adam öldürmek suretiyle tutacak, zenginli*ğe cimrilik ile sâhib olacak ve serveti iftihar vesilesi ya*pacak; sevgiyi hevâyı nefsine uymakla sağlayacaklar.Sizden bu günlere erişip de servet sahibi olmağa muktedir olduğu (gücü yettiği) hâlde fakirliğe sabreden*ler, nefsin kötü arzularına uymak yolu ile sevgi teminine muktedir iken, bunu yapmayıp düşmanlığa tahammül edenler; yine böyle gayr-ı meşru’ yollardan ululuğa kudreti var iken, hor görülmeye tahammül edenler ve bunları yaparken yalnız Allah (c.c.) rızâsını düşünenlere Allâhü Te’âlâ sıddîklardan elli kişinin sevabını yazar.”(Hadîs-i Şerif, Beyhakî)Ebû Zerr (r.a.)’den rivayete göre, Resûlullâh (s.a.v.) şöy*le buyurmuşlardır: “Dünyada zahidlik, helal olanı haram etmek veya malı ziyan etmekle olmaz. Gerçek zahidlik, Allah’ın elinde olana, kendi elinde olandan daha çok güvenmen ve bir musibete düştüğün zaman getireceği sevabı sebebiyle, onun devamına rağbet göstermendir.” Rezin şunu ilâve etti: “Zîrâ Allah-ü Teâlâ Hazretle*ri şöyle buyurmuştur: ‘Bu, kaybettiğinize üzülmemeniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmamanız içindir” (Hadid s.23)