54. Kamer Suresi, 17. Ayet:
Andolsun ki, biz Kur’an’ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!

Din hakkında bazı konularda Kur’an dan Ayetler ile örnek vererek görüşünü belirten insanlara, bazı kişiler şu örneği verirler; mesela sen avukatlık ya da doktorluk yapabilir misin? Bu aslında şu demektir senin bu konuda konuşma yetkin yok! Şuna dikkat çekmek istiyorum eğer bu soruyu bir avukata ya da doktora sorarsanız evet cevabını alırsınız. Bu soru bir Müslümana sorulduğunda aslında şu sorulmuş olur. SEN MÜSLÜMANLIK YAPABİLİR MİSİN?
Aynı avukat olan birine sen avukatlık yapabilir misin diye sormak gibi bir şeydir bu. Çünkü dinimiz de bir sınıf ayrımı yoktur ve Peygamberimize indirilen Kur’an tüm insanlara inmiştir. Kendilerine bir önder edinerek önderlerinin her dediklerini Ayet zanneden insanların, bu önderlerin peşinden gitme meselesi de aşağıda ki Ayetle mahkemeyi tek celsede kaybeder.
7. Araf Suresi, 3. Ayet:
Rabbinizden size indirileni izleyin, O’ndan başkalarını dost edinerek izlemeyin. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz!

Ayetten anlaşılacağı gibi onu bunu izlemek yok, bize indirilen neyse onu izlememizi emrediyor Allah. Yani kendi aramızda Kur’an okuyup anladığımızı birbirimizle paylaşıp ufkumuzu genişletebiliriz. Asıl olan Kur’an’ı kendimiz anlamalı ve ona göre hareket etmeliyiz. Kur’an’ı araştırmalı, incelemeli, anlamlarını düşünmeli, en önemlisi akıl etmeliyiz.
Ama bu soruyu soran insanlara göre dinimizin bir diploma sistemi var. Eğer dini kimliğin/diploman yoksa konuşamazsın. Mesela adam Avukat olabilecek kadar zeki, kanuni metinleri de anlayacak ve insanları savunacak kadar zeki ve yeterli, fakat iş Müslümanlığına ve din konusunda görüş belirtmesine geldiğinde, Allah’ın kolaylaştırdım dediği Kur’an metnini anlayamaz oluyor, neden? Çünkü din bu adamın işi değil bu adam anlamaz ancak dini kimlik sahibi özel şahıslar anlar ve ancak onlar anlatabilir. Bu avukat gece, gündüz, Kur’an’ı incelese, düşünse yine yetersiz. Neden? Çünkü dinin sahipleri var. Avukat sadece dinlesin ve avukatlığını yapsın, anlamasın dinden falan, yasak ona!
Bu soruyu soran kişiler din alimliği diplomalarını kimden almışlardır? Allah böyle bir diploma mı dağıtmaktadır da bizim haberimiz yok?
Avukatlar devletten aldıkları diploma ve yetkilerle avukatlık yaparlar ve her avukat hukuk kitapları hükmünce avukatlık yapar ve bu kitaplara hakim olmak için okur, çalışır ve araştırırlar. Aynı şekilde dinin kitabını okuyup, çalışıp, araştırmakla sadece din adamları mı yükümlüdür yoksa her Müslümanın yapması gereken asli görevlerinden birimidir?
43. Zuhruf Suresi, 44. Ayet:
Bu, sana ve halkına bir mesajdır; ondan sorulacaksınız.

Sanki asıl mahkeme günü yanın da avukatın olacak, o da Kitabına iyi çalışmış olacak ve seni o savunacakmış gibi hareket ediyoruz ve bu soruyu soran insanlar bizi buna yönlendiriyor. Bakalım asıl mahkeme günü avukat tutma hakkımız var mı ya da bazılarının dediği gibi birileri Allah bizi cennete almazsa eğer o kişiye bağlanırsak, sözde sırat köprüsünde eğer bu kulunu almazsan o zaman bende gelmiyorum gibi Allah’a diklenebilerek avukatlığımızı yapabilecek mi?
19. Meryem Suresi, 93. Ayet:
Göklerde ve yerde kim varsa, Rahman’a kul olarak gelecektir.

19. Meryem Suresi, 95. Ayet:
Onların hepsi, DİRİLİŞ GÜNÜ O’NA TEK BAŞINA GELECEKTİR.

Avukat yok, ayak direyen yok, tek başınasın. Pe ki neden sorulacaktık, sorumluyduk Müslüman olarak? Kur’an dan! Onun anlaşılmasını da şeyhlere, gavslara bırakmıştık, kim savunacak bizi?
Bu dünya da, sen avukatlık yapamazsın, senin yerine ben yaparım, sen hukuk kitaplarından anlamazsın, hakimin dilinden anlamazsın, hatta daha ileri giderek adalet dışı teklifte bulunursa, ben hakimin dostuyum, ayak direr ceza almamanı sağlarım deseler, zaten branşınız olmadığı için avukata mecbursunuz, hakimde sonuçta insan. Fakat bir avukat başka bir avukata sen hukuktan anlamazsın, seni ancak ben savunabilirim diyebilir mi? Ancak bildiği konularda ona kanun kitaplarından dava ile alakalı bölümleri hatırlatarak meslektaşına yardımcı olur. İşte bir Müslüman da başka bir Müslümana ancak Kur’an dan örnekler vererek din kardeşine yardımcı olabilir. Kimin takva da daha üstün olduğunu ise ancak Allah bilir. Ne Müslüman yükümlülüğünü din adamına atabilir ne de din adamı onun yerine sorguya çekilir ya da torpil yaptırabilir.
Bu soruyu soranlar, sen kitaptan anlamazsın, birine bağlanmak zorundasın, sen kendini savunamazsın, biz sana anlatırız, hesap günü Allah seni Cennete almadan biz de girmeyiz, Allah’a naz yaparız diye aklını kullanmayan insanları bu tür soru ve söylemlerle oyalayadursunlar…. Selametle…

kuran, müslümanlık, tebliğ