Ya Rabbi, Sana teşekkür ederim, sana minnettarım. Cenneti de Cehennemi de yaratmışsın, irademi de elime vermişsin, ama buna rağmen hâlâ sen benim Cennete gitmemi istiyorsun. Adaletini benim lehime kurmuşsun.


İslâm milletleri içerisinde dinine, imanına, maneviyatına bağlılıkta birinciliği alan bizim milletimizdir. Başka milletlerde üç aylar mefhumu yoktur. Receb'i, Şaban'ı, Ramazan'ı birleştirip üç aylar mefhumunu yerleştiren yalnız bizim milletimizdir, Osmanlı neslidir. Bu üç ayları dikkate vermenin bazı özellikleri var.
Üç aylardan ilki Recep. Efendimiz (a.s.m.) Hazretleri, Miraçta Cenneti görüyor ve Cennetten çok lezzetli bir nehrin aktığını müşahede ediyor. Cebrail (a.s.) soruyor: "Bu nehrin adı nedir?" Diyor ki: "Bu nehrin adı Recep'tir" "Niye bu nehrin adı Recep'tir?" Cebrail cevap veriyor: "Çünkü aylardan birinin adı da Recep'tir. Recep ayında İslamî hizmetleri daha fazla yapanlar, orucu daha çok tutanlar, namazı daha çok kılanlar, hayır-hasenatı daha fazla yapanlar, bu sebeple yorulanlar, susayanlar, Cennette bu Recep nehrinden içecekler de onun için bu nehrin adı Recep'tir."
Buradan şunu anlıyoruz: Recep ayında dinî hayatında farklı olanlar, orucu, çevreye hayır-hasenatı çoğaltanlar, İslamî hizmet için yaptığı koşuşturmayı daha da fazlalaştırıp daha da yorulanlar o yaptığı hizmetlerin hürmetine Rabbimiz onları Cennete alıp Recep nehrinden içirecektir. Recep nehrinin meşrubatı dünya meşrubatı gibi değildir. Bu nehirden içen dert, gam görmez, lezzetlerin en ulvisini, en yücesini tadar.
Niye üç aylarda bu ibadetlerin sevabı diğer aylardan fazladır? Üç aylan da yaratan Cenab-ı Hak öbür aylan da yaratan Cenab-ı Hak değil midir Peki neden böyledir? Cenneti de Cehennemi de Rabbimiz yaratmıştır. Dünyadaki ayları, günleri de Rabbimiz yaratmıştır. Seneyi de 12 ay olarak takdir etmiştir. Öyleyse birinin diğerinden üstün olması icap etmez. Yaratanı aynıdır çünkü. Niye Recep, Şaban ve Ramazan öbür aylardan üstün olsun?
Bununla birlikte Rabbimiz kullarının Cennete gitmesini istiyor, bu sebeple Cehenneme gitmesini istemiyor. Cennete gitme sebeplerini çoğaltıyor. Böyle olduğu nereden belli? Vesileler, bahaneler halkediyor da ondan. Recep ayına bir özellik veriyor, arkasından Şaban ayına daha fazla özellik veriyor, Ramazan ayına başka özellikler veriyor. Neden? Sevaplarımızı çoğaltıp Cennete gitmemiz için.
Rabbimiz Âdil-i Mutlaktır. İnsanlardaki adalet kırıntıları Rabbimizin küllî adaletinin tezahürüdür. Nedir adalet? Adalet, eşit muamele yapmaktır. Ama bakıyoruz, Rabbimiz bu eşitliği bir yerde bozuyor. Nerede bozuyor?
"Kim bir iyilik yaparsa onun karşılığı on sevaptan başlar. Kim de bir kötülük yaparsa, onun karşılığı da bir günahtır." Adalet neyi gerektirir? Birisi bir hayır işlediğinde ona on sevap veriyorsa, bir şer işlediğin de de on günah yazması lazım. Ama yazmıyor, adaletini orada kullarının lehine bozuyor. Kulları Ceheneneme değil de, Cennete gitsin istiyor. Şimdi Rabbimiz böyle yaparsa, o halde kula düşen nedir?
"Ya Rabbi, Sana teşekkür ederim, sana minnettarım. Cenneti de Cehennemi de yaratmışsın, irademi de elime vermişsin, ama buna rağmen hâlâ sen benim Cennete gitmemi istiyorsun. Adaletini benim lehime kurmuşsun. Bir hata yaparsam bir günah, ama bir iyilik yaparsam bir değil on sevap yazıyorsun. Senin bu takdirine karşı benim de gayretsiz kalmam nankörlük olur, öyleyse ben de irademi kullanacağım, Senin emirlerine daha çok riayet edeceğim."
Ama Rabbimiz böyle yaptığı halde kul, hâlâ ilgi göstermiyor, kendisine çeki düzen vermiyorsa, artık gideceği yerin neresi olduğunu kendi vicdanı, aklı ve mantığıyla da bulur, kimseye bir diyeceği olmaz. Hiçbir devlet de kendi tebası içinde itaat edenlerle isyan edenleri eşit tutmaz. İtaat edenler kurtulur, isyan edenler hapsi boylar.