Nefs ile cihad, bizim gibi insanlar içindir. Aşağıda açıklandığı gibi, Eshab-ı kiram için ise, bedene karşı yapılan cihaddır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Küçük cihaddan döndük, nefsle olan büyük cihada başladık.) [Deylemi, Beyheki, Hatib-i Bağdadi, İ. Gazali, İ. Suyuti]

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Nefs, mutmainne olunca, kıl kadar azgınlık, taşkınlık yapmaz. İslamiyet�e tam teslim olmuş, her kötülüğü yok olmuştur. Sahibi için kendini yok etmiştir. Böyle olan nefsin İslamiyet�e uymaması, imkansızdır. Nefs, Allahü teâlâdan; Allahü teâlâ da ondan razı olunca, artık taşkınlık, azgınlık yapamaz. Azgın olandan razı olunmaz. Allahü teâlânın razı olduğu nefs, razı olmayacak bir şey yapabilir mi?

Hadis-i şerifte bildirilen büyük cihad, bedene, cesede karşı yapılan cihaddır. Çünkü, insanın bedeni, su, ateş, toprak ve hava gibi birbirine zıt, ters olan dört türlü maddelerden yapılmıştır. Her çeşit madde, başka şeyler istemekte ve başka şeylerden kaçmaktadır. İnsanın şehvani istekleri, bedenden doğmaktadır. Gazap etmesi, istememesi de, bedenden ileri gelmektedir. İnsanda bu cihadın sonu olmaz. Nefsin itminana ermesi, bu cihadı ortadan kaldırmaz. Kalbin vilayet makamına kavuşması ile, bu cihad yok olmaz. İnsanda, bu cihadın bulunması, çeşitli faydalar sağlamaktadır. Böylece, beden temizlenir. Ahirette yüksek derecelere kavuşur. Dünya hayatında, beden, kalbe tâbidir. Ahirette, iş bunun tersinedir. Orada, kalb bedene tâbi olur. İnsan ölünce, ahiret hayatı başlar. Bu cihad da biter.