Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî "kuddise sirruh" hazretleri buyuruyorki; "Evliyânın kalbleri, ilâhî nûrların çıkıp geldiği kaynaklardır. Onların hoşnut olduğundan, Hak teâlâ da hoşnuttur. Onların kalblerinde yer eden, büyük devlete kavuşmuştur"."Bu yolun büyükleri kendilerine bağlı olanlardan gâfil değildir. Onlara kimse kafa tutamaz. Onlara kafa tutanın işi de, başı da, saâdeti de gider". "Eğer bir toplulukta bir cemaatin içinde Allahu tealanın sevdiği beğendiği razı olduğu kabul ettiği bir tek kişi varsa Allahu teala o bir kişi hürmetine hepsini afveder... Hak kapısında ehil nâ ehil beraberdir". İnsanlardan gelen sıkıntılara katlanmak, Allahü teâlânın beğendiği, Resûlullah'ın sevdiği ve büyük evliyânın özendiği bir ahlâktır.

Gökten lâmba olarak yere inse.
Allahü teala bir ağaç yaratmış, dünyada ekilir, yetiştirilir ama dünyada meyvesi olmaz, meyvesi cennette yenir çünki bu meyveyi yiyen ölümsüzleşir, bu ağaç İslamiyet ağacıdır, ağacın adı müslümanlıktır.
Herhangi bir insana bir iyilik etmek, gökten lamba olarak yere inse, bu iyilikten hasıl olan nur o kadar parlaktır ki; güneş onun yanında çok sönük kalır. Hele bu hizmet ile bir insanın hidayetine sebeb olunursa kıymeti hiç ölçülemez.

Onlar benim muhiblerimdir.
Müslüman akıllı tüccar gibi olmalıdır, yaptığını bilerek yapmalıdır. Mahşerde bir cemaat cennete giderken melekler diyecekler ki; "Size hesap soruldu mu? Siz mahşere uğradınız mı? Siz sırattan geçtiniz mi?"... Bu cemaat diyecekki; "Yok, biz öyle birşey görmedik". Melekler derki; "Peki ne ameliniz oldu ki, siz elinizi-kolunuzu sallaya sallaya cennete giriyorsunuz". Onlar diyecek ki, "Rabbimize sor". Allahü teala diyecek ki; "Onlar benim muhiblerimdir. Bunlar ümmeti Muhammedden olup, Allah rızası için birbirini seven kullarımdır. Ben onlardan hesap sormam" onlar doğru cennete gider.
Mahşerde güneş bir mızrak boyu alçalacak. Herkes buram buram terleyecek. Hesabının görülmesini bekleyecek. Sonra, yedi sınıf insan arşın altında gölgelenecektir. Onlar için azap korkusu olmayacak. Onlardan bir tanesi de Allah için müminin yüzüne sevgi ile, muhabbetle bakandır, bunun kıymetini de bilmelidir....

Dünya ve ahiretde huzur ve saadet isteyen Peygamber efendimizi (sallallahü aleyhi vesellem) sevmeli, O'nun sevdiklerini sevip, sevmediklerini sevmemeli, O'na uymalı ve O'nun ve eshabının yolundan gitmelidir
.