Namazda birçok varlığın ibadetini temsil ediyoruz.

Yani namazdaki duruşlarımızda ve hareketleri*mizde bazı varlıkların duruşlarını ve görünüşlerini ifade ediyoruz.

Namazda belli başlı duruşları hatırlayalım:

Kıyam, rükû, secde, ka'de. Yani, ayakta durmak, rükûa eğilmek, secdeye varmak, diz üstü oturmak.

Sadece biz mi ayakta duruyoruz?

Bütün bitkiler, ağaçlar sürekli biçim*de ayakta duruyorlar. Onlar da Yaratıcılarının emrinde çalışıyorlar. ALLAH'ın kendileri için çizdiği programı uygulu*yorlar.

Ağaçlar meyve, bitkiler sebze vererek görevlerini yerine getiriyor, kendi dillerine göre ALLAH'a ibadet ediyorlar, hep ayakta durarak... Bizim namazda ayakta durduğumuz gibi...

Bu durumda biz namazda kıyamda iken bitkilerin duruşunu sembolize ediyoruz onları temsil ediyoruz.

Bu bir.

İkincisi: Rükûa eğilmemiz. Başta koyun, keçi gibi evcil hayvanlar, kurt, geyik gibi yabani hayvanlar dört ayaklı olduklarından sürekli rükûda durur gibi görünüyor*lar, başları ve ağızları yere eğik olarak...

Hayvanlar çeşitli yönlerden insanlara hizmet ederek görevlerini yapıyorlar, kendilerine göre bir dille de Rablerini tanıyorlar, tanıtıyorlar.

-Böylece insan rükûa eğilerek dört ayaklı hayvanların duruşlarını temsil ediyor.

Üçüncüsü Secde.

Hangi tür hayvanlar sürekli secde halindeler?

Hemen aklımıza sürüngenler ve balıklar geliyor değil mi? Yılanlar, kertenkeleler, kaplumbağa*lar hep secde halindeler. ALLAH onları öyle yaratmış.

Kendilerine verilen görevi hep o şekilde yapıyorlar. Ve yine kendilerine öğretilen dille Rablerini anıyorlar. İnsan da onların her iki halini temsil ediyor.

Dördüncüsü namazdaki oturuş. Hani diz üstü oturuyoruz ya!

Hiç yerinden kıpırdamadan sürekli oturan varlık hangisidir dense, sanıyorum hemen dağ diyeceksiniz. Evet, dağlar hep oturuyorlar, bizim namazda oturuşumuza benzer bir biçimde...

Dağlara o kadar görev verilmiş ki, saymakla bitmez. Bütün kaynak suların, madenlerin, doğal gazlatın deposu. Denizin karaları basmasını önleyen birer set. Ha*vayı tarayıp temizleyen kocaman birer tarak. Dünyanın dengesini sağlayan bir denge merkezi... Pek çok bitki ve hayvanın barınağı. Daha neler, neler?

İşte biz namazda otururken bir yerde dağların duruşlarını temsil ediyor, taklit ediyoruz. Onların ibadet şekillerini halimizle gösteriyoruz.

Daha bunlar gibi namazımızda pek çok varlığın ibadet tarzını hal ve hareketlerimizle ifade etmiş oluyoruz.

Ağacından böceğine, kurdundan kuşuna, ineğinden sineğine, dağından tepesine varıncaya kadar bütün dünya ile birlikte namaz kılıyoruz. Birlikte ALLAH'a kulluk ediyoruz.

Bütün varlıklarla aynı safta durarak arkadaş ve kardeş oluyoruz.

(Dokuzuncu Söz'den)

Mehmed Paksu