Mesaj Alindi Rabbim

Inna lillahi ve inna ileyhi raciun.

“Biz Allah için variz ve biz sonunda O’na dönecegiz.” (el-Bakara, 156)

Yogun bakimin kapisindayiz.
Galoslari ayaklarima güçlükle takiyorum.
Dogrulup görevliye hayatimin en zor sorusunu soruyorum:
“Bitti mi?”
Nemli bakislarin yere düsüsü bana her seyi anlatmaya yetiyor.
“Inna lillahi ve inna ileyhi raciun.”
Ne muhtesem bir ayet-i kerime Ya Rab!.

Can simidi gibi yetisiyor imdadima.
Biricik oglumun yatagina yaklasirken Iki Cihan Günesi’ni düsünmeye çalisiyorum. Rasulullah Efendimiz’in gönül meyvesi, 6 cigerparesini Hakk’a ugurladigi an nasil bir halet-i ruhiye içerisinde oldugunu tahayyül ediyorum.
Cok büyük bir aci bu.
Nasil dayandin bu aciya Ya Rasulallah?!
Ama sen Peygamberdin.
Sen güçlüydün.
Ben acizim, zayifim.
Nasil dayanabilirim?

Annem ellerimi tutuyor:
“O peygamberin ümmetiysek biz de O’nun gibi sabretmeliyiz kizim, sabir…” “Inna lillahi ve inna ileyhi raciun”

Dostlarim: “Allah seninle ne güzel bir alis-veris yapti” diyorlar. Alis-veris…
Aldi gözbebegimi Yüce Mevlam…
Ecrini de verir elbet…
Rabbim!
Cemalini istiyorum ben.
Cok mu sey istiyorum Allah’im?

“And olsun ki; sizi biraz korku, açlik, mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) imtihan eder, deneriz.(Ey Peygamber) Sen sabirli davrananlari müjdele.” (Bakara-155)

Mesaj alindi Rabbim!

Ne ilginçtir ki; bu imtihanla birlikte hamd edecegim ne kadar çok nokta oldugunu fark ettim.
Elhamdülillah ki; Islam üzereyim.
Büyügümüzün buyurdugu gibi Sibirya’da bir çiftlikte domuz çobani da olabilirdim

Elhamdülillah ki, imanim var.

Cenab-i Hakk kullarina zulmetmez, bu degismez bir kaidedir.
O halde bana da, Cahit’e de zulmetmedi.
Mutlaka onun için de, benim için de hayir murad etmistir.

Mesaj alindi Rabbim!

Elhamdülillah ki, ahiret inancimiz var.
Yavrumla bu dünyadaki beraberligim öyle veya böyle sona erecekti.
Hem orada trafik kazasi yok.
Ayrilik yok.

Mesaj alindi Rabbim!

Elhamdülillah ki, son peygamberin ümmetiyim.
O, hayatinda evlat acisini da tadarak örnek sabri ile ümmetine en güzel numune oldu.

Mesaj alindi Rabbim!

Elhamdülillah ki, çok güzel bir yola mensubum.
Akil balig olmamis yegenim bile bana rüyamda tasavvuf dersi veriyor: “Tasavvuf varlikta da yoklukta da Allah’tan razi olma halidir” diyor. Bu sözlerin yorumunu yine rüyamda yapiyorum gözyaslari içerisinde:
“Evet anladim! Cahit’in varliginda nasil Allah’tan razi isem onun gibi bir evladi bana lûtfettigi için Yaradan’a sükür içerisindeysem, yoklugunda da sabredip Allah’tan razi olmaliyim. Iyi ki tasavvufun içindeyim.”

Mesaj alindi Rabbim!

Hocamizin nasihat ve dualari merhem oluyor yarali yüregime.
“Mübarek olsun kizim! Size sefaatçi olacak insallah. Cahit senin en büyük destegindi degil mi? Cenab-i Hakk onu alarak seni kendine daha çok yaklastiracak kizim.” diye güzel, güzel teselli ediyorlar.

Teselli eden, sabir dileyen, dua eden dostlarimiz o kadar çok ki…
Allah hepsinden razi olsun.
Öyle ya, gözünün yasini silecek kimsesi olmayan sehit analari da var su garip dünyada…
Rabbim sabirdan ayirmasin.

Elhamdülillah ki, imani kavî bir ailenin evladiyim.
Onlarin metanetli durusu bana da güç veriyor.
Sevgili babacigim:
“Takdir-i Ilahi kizim. Her nefis ölümü tadicidir. Sabir…” diye teselli ediyor.
Gözyaslarima engel olamadigimda agabeyimin su sözleri ile kendime geliyorum: “Rasulullah Efendimiz dünyasini degistirmedi mi?”

O ki Cenab-i Hakk’in en sevgili kulu iken, hem de dünya ve ahiret arasinda muhayyer birakilmisken ‘Refik-i Âlâ! Refik-i Âlâ!’ dememis miydi? Ayet-i Kerime’de ‘Lâ yükellifullahü nefsen illa vüs’ahâ’ -Allah kimseye gücünden fazlasini yüklemez.-” (Bakara-286’) buyuruluyor.

"Sen bu imtihani kaldirabileceksin ki, sana verildi.
Öyleyse sabredeceksin.
Elbette gözyasi dökeceksin.
Ama tatli tatli agla, isyana düsmeden…” Canim agabeycim iyi ki varsin!

Taziye için gelen kardeslerime;
“Hos geldiniz” dedigimde, “Hos bulduk” karsiligini aliyorum.
Ama bu “Hos bulduk” daha öncekilere hiç benzemiyor benim için… Kardeslerim!
Bu zor imtihandan sonra beni “HOÞ” buldugunuza dair ahirette sahitlik edeceksiniz degil mi?....

Allah’im dayanma gücü ver!

Hocamizin sözleri kulaklarimda çinliyor:
“Kizim! Ibrahim (a.s.)’i çokça düsün. Nasil bir teslimiyet halindeydi? Cenab-i Hakk emrettigi için biricik oglunu kurban etmeye götürüyor. Tam da kurban edecegi sirada bu teslimiyetinin karsiligi olarak cennetten koç indiriliyor. Sen de musibetin ilk anindaki sabrini muhafaza edip, teslimiyet halinde olursan mükâfatini alirsin.”

Içimde müthis, olaganüstü bir duygu var adini koyamadigim.
Daha önce hiç hissetmedigim…
Ama bana dinginlik veren.
Sanki…
Sanki bu razi olmak…
Öyle ya ben Allah’tan razi olursam, Allah da benden razi olur.
Yani Allah’in kullarindan razi olmasi buna bagli.
Kul, sartlar ne olursa olsun Allah’tan razi olursa, Allah da kulundan razi olur.

Bazen dalip gidiyorum…
Soruyorlar:
“Aklin basinda mi?”
Aklim hiç bu kadar basimda olmamisti…
Dünya hayatinin gelip geçici oldugunu, bir imtihan dairesinde hayatimizin devam ettigini, ölümün bize çok yakin oldugunu, onun için de;

Hayatimizin her anini ahiretim için ne yapabilirim?
düsüncesi altinda dolu dolu yasamamiz gerektigini, bos geçirecek bir animizin bile olmadigini hep bilir söylerdim.
Ama simdi…
Bunu çok daha iyi anliyorum.

Mesaj alindi Rabbim!

Hafizimdan bana kalan en güzel, en degerli hatira 16 senelik ömrünün özellikle son 2 senesinde elinden hiç düsürmedigi Kur’an-i Kerimi…
Ne kadar anlamli!

Mesaj alindi Rabbim!

Diyor ki Rahman; “O kitaba simsiki saril! O’nunla hayatina yön ver, ebedi kurtulusa er!”

Mesaj alindi Rabbim!

Velhasil; simdi sorumlulugum daha da büyük. Zira Mesaj Alindidiyorsam, sifreler çözülmüs demektir.

Gelin hep birlikte düsünelim:

Bir sinavdayiz.
Belirli bir zaman ve birtakim sorular verilmis elimize.
Cetin bir sinav…
Bu sinavin çetin olusunun en önemli müsebbibi, hemen yani basimizda oturan ve bizi sürekli yaniltmaya çalisan adi NEFS olan sira arkadasimiz.

Hem ona kanmamaya çalisacaksiniz, hem de basarili olacaksiniz.
Gerçekten zor…
Ama bunun yaninda pekçok kolaylik da taninmis bize.
Alisilagelmis sinavlarin aksine Rehber Kitabimiz elimizin altinda! Yani O’ndan faydalanip dogru cevaplari bulabiliriz.
Üstelik Ilahi Rahmet’e bakin ki; bu sinavda yanlislarin karsiligi 1=1, dogrularin puani ise 1=10!

Bütün bu imtiyazlara ragmen, sinav zamani dolup da kagitlar elimizden toplanmaya basladigi zaman itiraz etmeye cesaret edebilir miyiz dersiniz?

O zaman Dem Bu Demdir Kardesler!
An Bu An!..
Bir an önce toparlanip Allah’in rizasini kazanma gayreti içerisine girelim.
Aslinda ben bunlari yazarken, öncelikle kendimi toparlamaya çalisiyorum inanin. Cünkü dünyanin gelip geçici oldugunu bilsem de an geliyor bagrim öyle bir yaniyor ki…
Anneyim ya…

Her ayrilik vuslata bir kapidir.
Umarim biricik yavrumuzun dünya ayriligi ilahi vuslata bir kapi olur bizim için…

Gaffar olan Yüce Rabbim!

Gizli pismanliklarimi bilen Sen’sin…
Yine bagisla beni…
Hatalarim affin için bahanedir, affinla temizle beni. Nefsimin beni isyana zorlamasina izin verme!
Dünya çölüne düsmüsüm, ben bana yetmiyorum, kendime çare degilim. Nefsimin takvasini ver, onu temizle! Amin…

“Hafizimin ruhu için El-Fatiha…”